Ana içeriğe atla

En Güncel Yazılar

Kara Kartal'da Gündem: Ender Arslan, 2010 dünya ikinciliğini anlattı

🦅 KUZEY ÜST | ⚽ MAÇ GÜNÜ: BEŞİKTAŞ vs KOCAELISPOR 🕒 8 saat önce BEŞİKTAŞ - KOCAELISPOR KARŞILAŞMASI Kara Kartal'da Gündem: Ender Arslan, 2010 dünya ikinciliğini anlattı Fotoğraf: Haber Görseli (Habertürk Spor Kaynaklı) İSTANBUL — Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen 2010 Dünya Şampiyonası'nda finale kadar yükselerek dünya ikinciliği yaşayan milli takımın önemli isimlerinden biri olan eski milli basketbolcu ve A Milli Erkek Basketbol Takımı Yardımcı Antrenörü Ender Arslan, turnuvaya ilişkin unutamadığı anıları anlattı. Arslan, 2010 kadrosunun en önemli gücünün oyuncular arasındaki güven ve arkadaşlık olduğunu belirtirken, mevcut milli takım jenerasyonunu da o dönemdeki takıma benzettiğini söyledi. 2010 Dünya Şampiyonası öncesinde zorlu bir hazırlık d...

Baba Hakkı’nda…

Baba Hakkı’nda…


Her kulübün kendi tarihinde efsane olmuş isimler vardır. Fenerbahçe için Ordinaryüs Lefter Küçükandonyadis, Sinyor Can Bartu, Galatasaray için Taçsız Kral Metin Oktay, Berlin Panteri Turgay Şeren gibi isimler ilk akla gelenler olabilir. Beşiktaş için ise bence ilk akla gelen isim Baba Hakkı Yeten dir. Bu yazımızda biraz Hakkı Yeten ’in “Baba” lakabından ve futbol hayatından bahsetmeye çalışacağız.
Hakkı Yeten 1910 yılında o zaman Osmanlı İmparatorluğu topraklarında şimdiler de ise Yunanistan sınırları içerisinde olan Vodina şehrinde doğmuştur. Doğumundan bir sene sonra ömrünü adayıp efsane olacağı takımın semtine Beşiktaş’a taşındılar. Sırp bir öğrencinin Avusturya-Macaristan Veliaht Prensi Ferdinand’ı öldürmesi ile patlak veren I. Dünya savaşına katılan babası Binbaşı Mahmut Nedim beyin şehit düşmesi ile birlikte 5 kardeşi ile öksüz kalır Hakkı Yeten. Zor bir çocukluk geçirir ve 17 yaşında belki de babasından miras gördüğü askerlik mesleğine girmeye karar verir.


Halıcıoğlu’ndan Beşiktaş doğru uzanan serüven
Askeri okula gittiği yıllarda Beşiktaş Muradiye takımında futbol hayatına başlıyor ve sırası ile Kuleli, Maltepe spor ve Halıcıoğlu gibi semt takımlarında futbol oynamaya devam ediyor. 1931 yılında Karagümrük ile zamanın ünlü oyuncularının yer aldığı Bozkurt spor maçında ikinci yarıda oyuna girip 6 gol attığında birden büyük kulüplerin dikkatini çekiyor. Aslında bu maçta ilk yarı oyuna girememesinin de bir anısı var. “Halıcıoğlu’nun sahasında yapılan maç başladığında seyirciler kadroda Hakkı Yeten ’in olmadığını görünce çok şaşırmışlardı. Aslında maç başladıktan kısa bir süre sonra Balat istikametinden bir sandal ile gelen Hakkı maç geç kaldığını anladığında çoktan sandalda soyunmaya başlamıştı. Tüm seyirciler Hakkı’nın geldiğini gördüğünde maç ile olan ilişkisini kesip gelen sandalı seyreylemeye başlamışlardı. O zamanlar teknik direktörlerin değil de takım kaptanlarının sözünün geçtiği bir dönemdi. Dönenim Halıcıoğlu kaptanı Sebahattin geç kalan oyuncusunu cezalandırmak için ilk yarı oyuna almadı. Ama ikinci yarı oyuna giren Hakkı tam 6 gol atarak efsane olacağı kulübün dikkatini çekmeyi başardı.”

Futbolcu Hakkı Yeten

Eski Fenerbahçe futbolcu Zeki Rıza Sporel’ den önce davranan Şeref bey Hakkı Yeten’ i 1931 yılında Beşiktaş kadrosuna katmayı başarır. Henüz milli liglerin olmadığı daha çok mahalli lig seviyesinde oynan futbol düzeni vardı. 1931 yılında Galatasaray'ın ardından İstanbul ligini ikinci olarak bitirdiler.  1932 yılında İstanbul spor ve 1933 yılında ise Fenerbahçe şampiyon olarak kapatmıştır İstanbul Futbol ligini. 1934 yılından 8 takımlı İstanbul ligini 31 puanla ezeli rakibi Fenerbahçe’nin bir puan önünde bitirip şampiyon olarak sezonu tamamlar Hakkı Yeten’ li Beşiktaş.  Bu tarihten sonra 3 yıl şampiyon olamazlar. Fakat fırtına öncesi sessizliğin habercisidir şampiyon olunamayan 3 yıl.


1939 yılında her iki ezeli rakibine yenilmeden namağlup olma başarısını gösterdiler. Hakkı Yeten ve arkadaşları bu tarihten sonra 5 yıl art arda şampiyon oldular. 5 yıllık şampiyonluk serüveni içerisinde 1941 yılında 14 galibiyet, 4 beraberlik ve 1943 yıllarında 18 galibiyet ile namağlup şampiyon olduğunu hatırlatmak isterim. 1944 yılında 33 puanda toplayıp şampiyon olan Fenerbahçe’nin ardından 31 puanla ikinci oldular.



1945 ve 1946 yıllarında iki kez daha şampiyon oldular. 1946 yılındaki şampiyonluk Hakkı Yeten’ in futbolcu olarak yaşadığı son şampiyonluk olacaktır. 1948 yılı geldiğinde artık 38 yaşına gelmiştir ve oynadığı bir maç sırasında seyirciler tarafından ıslıklı protestolara maruz kalır ve maç bitmeden “Bu formayı bana taraftarlar giydirdi. Şimdi onlar isteyince çıkarırım” diyerek karakterine uygun bir davranışla futbolculuk hayatına son verir. Bu kendisi için aslında yeni başlangıcın sonudur. Artık teknik direktör olacaktır şanlı Beşiktaş'a.



Kısa bir kariyer bilgisi;
Aslında Hakkı Yeten mevki olarak sağ iç denen forvet bölgesinde oynamıştır. 1.70 boyunda olmasına rağmen güçlü fiziği ve tatlı sert futbol anlayışından dolayı kolay kolay mücadele kaybetmemektedir. Futbolu tatlı sert oynar ama kendisine de faul yapıldığında da küserdi.

Oynadığı mevkiden dolayı Beşiktaş tarihinde kırılması güç rekorlara imza atmıştır. 439 maçta 382 gol atmıştır. Aslında o zamanlar istatistik bilimi bu kadar gelişmediği için kaç dakika süre aldığı ve sezon başına kaç gol attığı gibi bir veri bulunmamaktadır.  Kabaca bir hesap yaptığımızda 22 gol yapar sezon başına. Unutmayın geçen sezon Mario Gomez 26 gol atında taraftar olarak hepimiz kendimizden geçmiştik. Aslında bakarsanız o zamandaki şartlara göre sezon başına 22 gol atmak bu zamana göre büyük başarı bence.

Teknik Direktör ve Başkan Hakkı Yeten

Futbolculuğu bırakan Hakkı Yeten 1948-1949 sezonunda bu sefer teknik direktör olarak Beşiktaş’ın başındadır. Bu yılda 2 puan farkla şampiyonluğu Galatasaray’a kaptırır ve akabinde görevi bırakır. Fakat kendisi için Beşiktaş ’sız günler çok kısa sürecektir. Futbolcu olarak efsane olduğu takımın başında teknik direktör olarak ta efsane olmasını sağlayacağı sezon 1950-1951 yılıdır. Bu sefer Galatasaray’ın önünde 1 puan farkla şampiyonluk ipini Beşiktaş takımı göğüsler. 195 yılında şampiyon olduktan sonra bu görevden ayrılır.
1960-1963, 1964-1966 ve 1967-1968 sezonlarında bir başka efsane olacağı görev olan kulüp başkanlığı görevini icra eder. Bu görevleri süresince 2 kez şampiyonluk sevincini yaşar Hakkı Yeten’ in takımı Beşiktaş.



Vodinalı Hakkı’dan Baba Hakkı’ya transfer olmak

Spor hayatından hep yıllar ve veriler ile bahsettik Hakkı Yeten’ in, aslında futbol verilerinden çok sahada ve saha dışındaki düzgün karakterinden dolayı Baba payesine layık görülmüştür.
Kendi ağzından yaptığı itirafta ne kadar otoriter olduğunu anlatır bizlere;

“Benim ciddi ve otoriter birisi olduğumu söylerler, doğrudur. Asker bir aileden geldiğim, askeri okullarda uzun süre okuduğum için disiplini severim. Eskiden takıma hem kaptanlık hem de antrenörlük yapardım. Öğretmesini çalıştırmasını sever ve iyi bilirim. Biraz da hırçın tabiatlı olduğum için çocuklara belki sert muamele yapmışımdır. Onlar beni hem severler hem de sayarlardı”

Baba Hakkı ’nın futbol hayatında yaşadığı ve “Baba” lakabına layık görülmesini sağlayan birkaç anıyı sizlerle paylaşmak isterim.
İlk anımız 1963 yılında Galatasaray ‘dan Beşiktaş’a transfer olmuş ve Galatasaray ile son kez Beşiktaş’ın karşısına çıkmış olan milli futbolcu Suat Mamat tarafından yaşanmıştır.
“1962-1963 sezonunda Galatasaray'da oynuyordum ve Beşiktaş'a transferim gerçekleşmişti... Final maçında Beşiktaş'a karşı oynamış ve yenerek şampiyon olmuştuk... Maç sonrası Beşiktaş soyunma odasına gittiğimde Baba Hakkı, 'Kötü oynasaydın buraya giremezdin' dedi... İşte böylesine ahlaklı bir ortamda top oynadık.”

Birkaç anı ile Baba Hakkı’nın ne kadar otoriter olduğunu görebiliriz;

“Bir maçta kırmızı kart gören takım arkadaşı Baba Hakkı'ya dönüp "çıkayım mı Baba?" der ve baba "çık" deyince sahayı terk eder.”
“Harp okulu ile oynanan maçın ilk yarısı 3-0 yeniş biter. Soyunma odasına gidip takım arkadaşlarına;
"Dönüş biletlerinizi yırtarım, yürüyerek İstanbul'a dönersiniz" 
Demesi ile sahaya giren Beşiktaşlı oyuncular ikinci yarıda 6 gol atarak 6-3 kazanır.

“Bir maçta Müjdat Gezen ‘in babası Necdet Gezen hakemdir. Hakkı'nın vurduğu vole ağları yırtar ve gol olur ama Necdet hoca topun dışarı gittiğini sanır. Malzemeciler, yedekler sahaya iner. Kan gövdeyi götürecek. Baba Hakkı, tribünlerin önüne gider, "Çıkın dışarı! Susmayacaksanız, terk edin burayı" der. Tribünler çaresiz susar bu otorite önünde. Maç sonrası taraftar bekliyor hakemi dışarıda. Hakkı yan hakem Fahri Somer'e gidip, "Necdet abi yanıma gelsin beraber çıkalım" der”

Futbolu çirkinleştiren değil güzel olmasını sağlayan Hakkı Yeten;
“Fenerbahçe ile oynanan bir maçta Beşiktaş iki farkla öne geçer. Baba Hakkı devre arasında Fenerbahçe kaptanının yanına gider ve "Maça biraz asılın, zevkli olmuyor" der.” Aslında bu olay döneminde ne kadar hürmet ve saygı gören bir şahsiyet olduğunun en büyük kanıtıdır.


Avukat Hakkı Yeten

Beşiktaş’a transfer olduğunda kendisi gibi asker ve futbolcu olan ağabeyinin de onayını alarak askeri okulu bıraktı ve kendisini avukat payesini kazandıracak olan okul hayatına yeniden başladı. Avukat oldu ama hiçbir zaman bu mesleği yapmadı ve hayatını hep Beşiktaş'a adadı.

Son Not..

Aslına bakarsanız futbolcu, teknik direktör ve yönetici olarak hayatını adadığı Beşiktaş’ta efsane olması yadsınacak bir durum değildir. Hakkı Yeten sadece Beşiktaşlılar tarafından değil tüm takımların taraftarlarınca da sevilecek kadar “Baba” dır. Yukarıda anlattığımız birkaç anı sadece buna örnektir. Belki de zamanla unutulan ve bugüne gelmeyen nice anılar vardır Hakkı Yeten hakkında.

Bu büyük spor adamı hayatını Beşiktaş'a adadıktan sonra 16 Nisan 1989 yılında hayata gözlerini yummuştur. Bu tarihten sonra bir zamanlar Beşiktaş'ın antrenman sahasının bulunduğu Fulya'daki caddeye ve antrenman tesisleri içindeki stadyuma “Hakkı Yeten” ismi verilmiştir. Vefasını her zaman doğru bir şekilde gösteren Beşiktaş takımı Hakkı Yeten’ i Onursal Başkan payesi ile ödüllendirmiştir.



Yukarıda dilimizi döndüğünce ve tarihteki anekdotlardan öğrendiğimiz kadarı ile aslında Hakkı Yeten ‘in hamurunda Babalık olduğunu görebilirsiniz.

Saygılarımla.

  


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

 Jens Cajuste Analizi: Beşiktaş Orta Sahasına İlaç Olacak mı? Beşiktaş'ın orta saha takviyesi için kadrosuna kattığı Jens Cajuste , siyah-beyazlı formayla takımına fayda sağlayıp sağlayamayacağı merak konusu. Napoli'den satın alma opsiyonlu kiralık olarak transfer edilen 25 yaşındaki İsveçli oyuncu, orta sahanın dinamizmini artırma potansiyeline sahip. Jens Cajuste , 10 Ağustos 1999 doğumlu, 1.88 boyunda ve sağ ayağını kullanan bir orta saha oyuncusu. Asıl mevkisi ön libero (defansif orta saha) olmakla birlikte, merkez orta saha pozisyonunda da görev yapabiliyor. Kariyerine İsveç'te Örgryte IS'de başlayan Cajuste, daha sonra Danimarka'nın Midtjylland takımında dikkat çekti ve buradan Napoli'ye transfer oldu. Son olarak Premier Lig ekibi Ipswich Town'da kiralık olarak forma giydi. Güçlü Yönleri: Fiziksel Yapı ve Atletizm: Uzun boyu ve güçlü fiziğiyle orta sahada ikili mücadelelerde etkili olabiliyor. . H ava toplarında da avantaj sağlayabilir. Top Kesme ve...

Ve 23 numaralı formasıyla...

Dün ki Kagawa şov ve Cenk Tosun’un 23 numaralı forması ile ilgili attığı twitten sonra Beşiktaş tarihinde 23 numaralı formayı kimlerin giydiği ve performansları hakkında bir yazı yazalım dedik. 2000 yılından önce futbol takımları forma numaralarını kullanırken sabit olarak 1’den başlayım 11’e kadar olmak zorundaydı. Yani bir futbolcunun sabit bir numarası yoktu. Bundan dolayı yazımızdaki veriler 2000 yılı sonrasına aittir. O zaman eskiden yeniye doğru başlayalım. Tunç Kip: 2000/2002 yılları arasında 23 numaralı formayı giydi. Beşiktaş alt yapısından yetişmiştir. Beşiktaş ile ilk maçına 24.02.2001 tarihinde Fenerbahçe ile oynadığımız ve 3-1 kazandığımız maçın son 15 dakikasında oynamıştır. Ümit Atalay : 2001-02 sezonu öncesinde Beşiktaş A2 takımında mücadele etmeye başladı. 2,5 sene bu takımda mücadele eden futbolcu, 2003-04 sezonunda A takım ile antrenmanlara çıkmaya başladı. 15 Mayıs 2004'te Çaykur Rizespor ile oynanan maçta, 77. dakikada İbrahim Üzülm...

Beşiktaş'ta futbol komitesi geri döndü

Fotoğraf: Haber Görseli (Habertürk Spor Kaynaklı) İSTANBUL — Beşiktaş'ta hafta sonunda gerçekleştirilen olağanüstü seçimli genel kurulun ardından mazbatasını alan yeni yönetimde görev dağılımı yapıldı. Siyah-beyazlı kulüpten yapılan açıklamaya göre, Serdal Adalı başkanlığında bugün yapılan toplantının ardından ikinci başkan, asbaşkan, genel sekreter ve muhasip üye görevlendirmeleri gerçekleştirildi. Öne Çıkan Gelişmeler ve Detaylar Alınan karar doğrultusunda Murat Kılıç ikinci başkan, Leman Özgür Rodoplu asbaşkan, Mithat Görkem Aksoy asbaşkan, Uğur Fora genel sekreter ve Orhan Özalp de muhasip üye olarak görevlendirildi. Kulübün basın sözcülüğü görevini ise Mete Düren yürütecek. Beşiktaş'ta ayrıca futbol komitesi de geçen sezonun ardından geri döndü. Yapılan açıklamaya göre siyah-beyazlı kulüpte Serdal Adalı başkanlığında görev yapacak futbol komitesi ise ikinci başkan Murat Kılıç,...