Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

En Güncel Yazılar

Kara Kartal'da Gündem: Ender Arslan, 2010 dünya ikinciliğini anlattı

🦅 KUZEY ÜST | ⚽ MAÇ GÜNÜ: BEŞİKTAŞ vs KOCAELISPOR 🕒 8 saat önce BEŞİKTAŞ - KOCAELISPOR KARŞILAŞMASI Kara Kartal'da Gündem: Ender Arslan, 2010 dünya ikinciliğini anlattı Fotoğraf: Haber Görseli (Habertürk Spor Kaynaklı) İSTANBUL — Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen 2010 Dünya Şampiyonası'nda finale kadar yükselerek dünya ikinciliği yaşayan milli takımın önemli isimlerinden biri olan eski milli basketbolcu ve A Milli Erkek Basketbol Takımı Yardımcı Antrenörü Ender Arslan, turnuvaya ilişkin unutamadığı anıları anlattı. Arslan, 2010 kadrosunun en önemli gücünün oyuncular arasındaki güven ve arkadaşlık olduğunu belirtirken, mevcut milli takım jenerasyonunu da o dönemdeki takıma benzettiğini söyledi. 2010 Dünya Şampiyonası öncesinde zorlu bir hazırlık d...

Valerenga’nın İntikamı

Valerenga’nın Intikamı Şimdi diyebilirsiniz bu neyin intikamı diye. Aslında bir intikamdan daha çok bir gelişimin ve başarının öyküsüdür bu yazı. 5 Kasım 1998 günü dediğimizde bazıları için bir şey ifade etmez ama biz Beşiktaşlılar için bir hüzün günüdür. Beşiktaş o zaman ki adı Kupa Galipleri kupası olan Avrupa’nın ikinci prestijli kupasına gitmeyi hak kazanmıştı. İlk turda o zamanlar Çekoslovakya takımı olan Spartak Trnava’yı 3-0 ve 2-1 lik skorlar ile kupa dışına itmişti. İkinci maçta ise Norveç kupasının sahibi Valeranga IF ile eşleşti. İlk maçı Norveç’te 2-1 gibi o zamanlar başarılı sayılabilecek bir skor ile kaybettik. İkinci maç ise yine bir Kasım ayında oynadı. 5 Kasım 1998 Perşembe günü İnönü Stadyumunda oynanan maçın ilk yarısında Oktay Derelioğlu'nun (7 ve 43 dakika) ve Tayfur Havutçu’nun 40. Dakika da attığı golle ilk yarıyı önde kapattı. Bugün olduğu gibi o günde tribünler takımı soyunma odasına giderken alkışlıyorlardı. İkinci yarı başladığında 60. Daki...
Süper Toto Süper Ligi Turgay Ş eren Sezonu   11.Hafta Puan Durumu ve Maç Sonuçları Ligin gizli lideri Beşiktaş ise Adanaspor deplasmanın da ilk yarıda Aboubakar ve Cenk'in ayağından bulduğu goller ile maçı 2-1 gibi bir skorla kazanmayı bildi. Aslında Beşiktaşlı futbolcu ve teknik ekibin aklı Adana maçından daha çok Çarşamba günü oynanacak Benfica maçındaydı. Çarşamba günü oynanacak maçta Beşiktaş'ımıza başarılar dilerim. Saldır Kartalım. 11. Hafta ezeli rekabete ev sahipliği yaptı. 17 senedir sahasında yenilmeyen Fenerbahçe, Galatasaray karşısında bu seriyi 18. Maça taşıma başarısını gösterdi. Haftanın kapanış maçında Avni Aker'deki son maçına çıkan Trabzonspor ligin son haftalardaki formda takımı Antalya'yı ağırladı ve yıllardır kahrını çeken stadyumuna yine bir hüzün yaşattı. Maçın sonucu Trabzonspor:0 - Antalyaspor: 1 Ligin sürpriz takımı Başakşehir Spor ise geriye düştüğü maçta son dakika golü ile galip gelmeyi başardı. Haftanın...

Olcay Şahan adamdır...

Olcay Şahan adamdır... Normalde böyle yazılarda kısa bir otobiyografi yapılır ama bence gerek yok, zaten Beşiktaş taraftarıysanız az çok tüm futbolcular hakkında iyi kötü bilgi sahibisinizdir. Nerede doğmuş, kaç yaşında futbola başlamış v.s gibi detaylara girmeyeceğim. Bence bir futbolcunun oynadığı oyunun yanı sıra adamlığı da önemlidir ki Beşiktaş böyle adamları bulma ve yetiştirme konusunda başarılı bir kulüptür. Adam olmayanlar da bu kulübün kapısından içerisi giremezler, bakınız Tümer Metin, Egemen Korkmaz v.b Gelelim bizim konumuzun kahramanına, 12.11.2016 tarihinde Vodafone Arenada oynanan AZ Alkmaar maçında Olcay Şahan'a yapılan protestoya. Maçın ilk 10 dakikasında bir gol pozisyonunu değerlendiremedi ve bir kaç boş koşuda başarılı olmadığı için tepki çekti. Maç sırasında protesto edenlerden daha çok sahip çıkanlarda oldu tabi ki Beşiktaş taraftarına yakışır bir şekilde. Olcay Şahan Neden Adamdır ? Feda sezonunda indirime gitmeyip gemi terk eden fa...

Genç Kartallar :1 - AZ Alkmaar:4

Genç Kartallar :1 - AZ Alkmaar:4         12.11.2016 tarihinde Vodafone arenada oynana hazırlık maçı bir çok kişi için aslında bir hazırlık maçından ötesi oldu. Öncelikle kendi adıma bahsetmek gerekirse 2 kızımla birlikte ilk defa stadyumda maç seyretme keyfini yaşadım. Kulübün aldığı güzel bir karar ile 10 yaşından küçük taraftarların stada ücretsiz girmelerine izin vermesi bir çok babanın kendi babasından aldığı emaneti çocuklarına taşıması için bir fırsat oluşturdu. Kasım ayı olmasına rağmen bahardan kalma bir gün maç 15:00 da ve biletler eskisinden daha ucuz ve çocuklar için ücretsiz. Ağaçlı yoldan çocukları ile yürüyen babalar veya aileler eşliğinde mabedin kapısına kadar geldik. Biraz karışık duygular içerisinde çocuklar ile stada girdik. Kızlarım koridorlarından hızlıca yürüyüp tribünlere çıktıklarında şaşkınlıkları görülmeye değerdi. Girişi bölümünden sonra gelelim maça; Maç kadrosu açıkladığında milli takımda olan futbolcuların yerine...

Burası İnönü burdan çıkış yok…

Burası İ n ö n ü burdan çıkı ş yok… Her takımın kendileri için mabet diye adlandırdıkları stadyumları vardır. Zamanla bu statlar ya yıkılıp yeniden yapılır ya da endüstriyel futbola yenik düşüp isimleri değişir. Bu isimler değişse de takımın taraftarları için ilk isimleri veya sponsorsuz isimleri hep hafızalarda kalır. Bizim mabedimiz ise İnönü ise bizde bu konu üzerinde bir yazı yazlım dedik. Aslına bakarsanız ilk kısımda biraz neymiş bu İnönü Stadyumunun tarihi diyeceğiz. Osmanlı’da Futbol Osmanlı coğrafyasında futbol 1800 yıllarına sonlarına doğru Selanik ve İzmir’de Müslüman olmayan Levanten ve Rum aileler tarafından oynanmaya başlandı. Aslında Müslümanlar futbolu seyrediyorlar ama dinen uygun olmadığı için oynayamıyorlardı. İlk futbol kulübü 1894 yılında İzmir’de Football Club Smyrna (İzmir Futbol Kulübü) adında şehrin meşhur Levanten aileleri olan Giraud, Chernaud ve Whittal tarafında kuruldu. Futbol Osmanlı payitahtı ile ise 1899 yılında Fuat Hüsnü Kaya...

Baba Hakkı’nda…

Baba Hakkı’nda… Her kulübün kendi tarihinde efsane olmuş isimler vardır. Fenerbahçe için Ordinaryüs Lefter Küçükandonyadis, Sinyor Can Bartu, Galatasaray için Taçsız Kral Metin Oktay, Berlin Panteri Turgay Şeren gibi isimler ilk akla gelenler olabilir. Beşiktaş için ise bence ilk akla gelen isim Baba Hakkı Yeten dir. Bu yazımızda biraz Hakkı Yeten ’in “Baba” lakabından ve futbol hayatından bahsetmeye çalışacağız. Hakkı Yeten 1910 yılında o zaman Osmanlı İmparatorluğu topraklarında şimdiler de ise Yunanistan sınırları içerisinde olan Vodina şehrinde doğmuştur. Doğumundan bir sene sonra ömrünü adayıp efsane olacağı takımın semtine Beşiktaş’a taşındılar. Sırp bir öğrencinin Avusturya-Macaristan Veliaht Prensi Ferdinand’ı öldürmesi ile patlak veren I. Dünya savaşına katılan babası Binbaşı Mahmut Nedim beyin şehit düşmesi ile birlikte 5 kardeşi ile öksüz kalır Hakkı Yeten. Zor bir çocukluk geçirir ve 17 yaşında belki de babasından miras gördüğü askerlik mesleğine girmeye karar ver...