Ana içeriğe atla

En Güncel Yazılar

Kara Kartal'da Gündem: Ender Arslan, 2010 dünya ikinciliğini anlattı

🦅 KUZEY ÜST | ⚽ MAÇ GÜNÜ: BEŞİKTAŞ vs KOCAELISPOR 🕒 8 saat önce BEŞİKTAŞ - KOCAELISPOR KARŞILAŞMASI Kara Kartal'da Gündem: Ender Arslan, 2010 dünya ikinciliğini anlattı Fotoğraf: Haber Görseli (Habertürk Spor Kaynaklı) İSTANBUL — Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen 2010 Dünya Şampiyonası'nda finale kadar yükselerek dünya ikinciliği yaşayan milli takımın önemli isimlerinden biri olan eski milli basketbolcu ve A Milli Erkek Basketbol Takımı Yardımcı Antrenörü Ender Arslan, turnuvaya ilişkin unutamadığı anıları anlattı. Arslan, 2010 kadrosunun en önemli gücünün oyuncular arasındaki güven ve arkadaşlık olduğunu belirtirken, mevcut milli takım jenerasyonunu da o dönemdeki takıma benzettiğini söyledi. 2010 Dünya Şampiyonası öncesinde zorlu bir hazırlık d...

Turuncu bir Haziran ayı...

Turuncu bir Haziran ayı...

1988 yılı futbol ile ilgilenmeye başladığım dönemlerden en net hatırladığım tarihtir belki de. Aslına bakarsanız yaş itibariyle 1986 Dünya Kupasında Maradona’nın İngiltere’ye elle attığı ve sonra da “Tanrı’nın Eli” olarak adlandırılan golü de hatırlamıyor değilim, ama 1988 yılındaki Avrupa Futbol Şampiyonası en net hatırladığım ve bir ülke milli takımını milli duygular dışında renkleri ve futbolcularından dolayı sevmeme neden olan yıldır.
Futbol ile ilgilenen birçok kişi bu yılın Batı Almanya’da yapılan Avrupa Futbol Şampiyonasını içerdiğini bilir. Turnuvanın yapıldığı ülkeye bakarsanız o yıllarda soğuk savaşın çok yoğun devam ettiği, dünyanın Doğu bloku ve Batı bloku diye ikiye ayrıldığı yıllardı, yani dünya da iki tane Almanya isimli ülke vardı.
Turnuvaya 8 takım katılabilir ve iki grup şeklinde takımlar eşleşirdi. O yıl turnuvaya Danimarka, İtalya, İngiltere, Hollanda, İrlanda, İspanya, Sovyetler Birliği ve Batı Almanya katılma hakkı kazanmıştı. Takımlara bakarsak bugün dünya futbolunu domine eden birçok ülke takımının turnuvada olduğunu görebilirsiniz. A ve B grupları belli olduğunda herkes 1980 Avrupa Şampiyonası galibi ve ev sahibi Batı Almanya’yı favori olarak görüyordu. Plase de ise bir önceki turnuvanın finalisti İspanya vardı. Eleme maçları sonunda A Grubundan Brehmeli, Klinsmannlı Batı Almanya ile Mancinili,Altobellili İtalya yarı finale çıktı. B grubunda ise tam bir hengâme hakimdi iki ada takımı İngiltere ve İrlanda kupanın dışında kalarak ülkelerinin yolunu tuttular. Bu gruptan doğu blokunun en güçlü ülkesi Sovyet Rusya ve Hollanda ilk iki sırayı paylaşarak adlarını yarı finale yazdırdılar. Elemler de Hollanda fırtınası hafif hafif esmeye başlamıştı. Tek yenilgilerini Sovyetler Birliğinden almış ve grubu ikinci sırada tamamlamışlardı. En büyük sükseyi de İngiltere’yi van Basten’in hattirck yaptığı maçta 3-0 gibi net bir skorla yapmışlardı.


Yarı final Batı Almanya Hollanda ve İtalya – Sovyetler Birliği eşleşmesine şahitlik etti. Tüm otoriteler A grubundan gelen takımların finale çıkacağına kesin gözüyle bakıyorlardı. Fakat ummadık taş baş yardı. Batı Almanya – Hollanda maçında; Almanlar 55.dakika da Romen hakemin penaltı noktasını göstermesi ile 1-0 öne geçtiler, fakat sınır komşuları Portakallar maçı bırakmadılar ve daha sonra Barcelona’ya transfer olacak olan PSV’li Ronald Koeman’ın golü ile beraberliği yakaladılar. Herkes maç berabere bitecek derken 88.dakikada İngiltere maçının kahramanı van Basten Alman kaleci Eike Immel’i avlayarak takımının adını final yazdırmayı başardı.
İtalya-Sovyetler Birliği maçında ise net bir skor vardı. B grubunun lideri gruplarda namağlup olarak çıktıları maçtan Litovçenko ve Protasov’un golleri ile finalist payesine sahip oldular. Bu maçta kaleci Rinat Dasayev adını dünyanın efsane kalecileri adına yazdırılmasının ne kadar haklı olduğunu gösteren bir performans sergilemiştir.

Ve final günü gelip çattığında B grubunun iki finalisti artık şampiyonanın finalisti olarak maça çıkıyorlardı. Günlerden Pazar güzel bir Haziran ayıydı. Okullar tatil olduğu için tüm maçları o zamanın tek kanalı olan TRT’den rahatlıkla seyredebiliyorduk. Endüstriyel futbol dünyaya bu kadar hâkim değildi.  İsimlerini ilk defa bu turnuvada duyduğum Rudd Gullit,Marco van Basten, Ronald Koeman , Frank Rijkaard’lı turuncu takım ile o zamanların komünist takımı Dasayevli, Oleg Kuznetsovlu Sovyet Rusya arasındaki maçta bir taraf olmam gerektiğinde gönlüm turuncudan yana kaydığını hatırlıyorum.

Maç başladığında ateşli bir şekilde Hollanda’yı destekledim. Maçın sonunda van Basten’in dünya futbol tarihine geçen müthiş golünü izlemenin ve tutuğum takımının kazanmasının keyfi ile sokağa fırladığımı hatırlıyorum. Bu turnuvadan sonra Hollanda takımının muhteşem üçlüsü Rijkaard, Gullit ve van Basten Milan’da oynadılar ve ben o dönemde ateşli bir Milan taraftarı olduğumu hatırlıyorum.

Benim için 1988 yılında başlayan futbolcularına ve renklerine hayran olduğum Hollanda milli takımı hayranlığı halen devam ediyor. Fakat Milan fanatikliği için aynı şeyleri söyleyemem.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

 Jens Cajuste Analizi: Beşiktaş Orta Sahasına İlaç Olacak mı? Beşiktaş'ın orta saha takviyesi için kadrosuna kattığı Jens Cajuste , siyah-beyazlı formayla takımına fayda sağlayıp sağlayamayacağı merak konusu. Napoli'den satın alma opsiyonlu kiralık olarak transfer edilen 25 yaşındaki İsveçli oyuncu, orta sahanın dinamizmini artırma potansiyeline sahip. Jens Cajuste , 10 Ağustos 1999 doğumlu, 1.88 boyunda ve sağ ayağını kullanan bir orta saha oyuncusu. Asıl mevkisi ön libero (defansif orta saha) olmakla birlikte, merkez orta saha pozisyonunda da görev yapabiliyor. Kariyerine İsveç'te Örgryte IS'de başlayan Cajuste, daha sonra Danimarka'nın Midtjylland takımında dikkat çekti ve buradan Napoli'ye transfer oldu. Son olarak Premier Lig ekibi Ipswich Town'da kiralık olarak forma giydi. Güçlü Yönleri: Fiziksel Yapı ve Atletizm: Uzun boyu ve güçlü fiziğiyle orta sahada ikili mücadelelerde etkili olabiliyor. . H ava toplarında da avantaj sağlayabilir. Top Kesme ve...

Ve 23 numaralı formasıyla...

Dün ki Kagawa şov ve Cenk Tosun’un 23 numaralı forması ile ilgili attığı twitten sonra Beşiktaş tarihinde 23 numaralı formayı kimlerin giydiği ve performansları hakkında bir yazı yazalım dedik. 2000 yılından önce futbol takımları forma numaralarını kullanırken sabit olarak 1’den başlayım 11’e kadar olmak zorundaydı. Yani bir futbolcunun sabit bir numarası yoktu. Bundan dolayı yazımızdaki veriler 2000 yılı sonrasına aittir. O zaman eskiden yeniye doğru başlayalım. Tunç Kip: 2000/2002 yılları arasında 23 numaralı formayı giydi. Beşiktaş alt yapısından yetişmiştir. Beşiktaş ile ilk maçına 24.02.2001 tarihinde Fenerbahçe ile oynadığımız ve 3-1 kazandığımız maçın son 15 dakikasında oynamıştır. Ümit Atalay : 2001-02 sezonu öncesinde Beşiktaş A2 takımında mücadele etmeye başladı. 2,5 sene bu takımda mücadele eden futbolcu, 2003-04 sezonunda A takım ile antrenmanlara çıkmaya başladı. 15 Mayıs 2004'te Çaykur Rizespor ile oynanan maçta, 77. dakikada İbrahim Üzülm...

Beşiktaş'ta futbol komitesi geri döndü

Fotoğraf: Haber Görseli (Habertürk Spor Kaynaklı) İSTANBUL — Beşiktaş'ta hafta sonunda gerçekleştirilen olağanüstü seçimli genel kurulun ardından mazbatasını alan yeni yönetimde görev dağılımı yapıldı. Siyah-beyazlı kulüpten yapılan açıklamaya göre, Serdal Adalı başkanlığında bugün yapılan toplantının ardından ikinci başkan, asbaşkan, genel sekreter ve muhasip üye görevlendirmeleri gerçekleştirildi. Öne Çıkan Gelişmeler ve Detaylar Alınan karar doğrultusunda Murat Kılıç ikinci başkan, Leman Özgür Rodoplu asbaşkan, Mithat Görkem Aksoy asbaşkan, Uğur Fora genel sekreter ve Orhan Özalp de muhasip üye olarak görevlendirildi. Kulübün basın sözcülüğü görevini ise Mete Düren yürütecek. Beşiktaş'ta ayrıca futbol komitesi de geçen sezonun ardından geri döndü. Yapılan açıklamaya göre siyah-beyazlı kulüpte Serdal Adalı başkanlığında görev yapacak futbol komitesi ise ikinci başkan Murat Kılıç,...